<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>HİZMETLER &#8211; Elazığ yaklaşım Rehabilitasyon | Elazığ Rehabilitasyon | ÖzelEğitim</title>
	<atom:link href="https://www.yaklasimrehabilitasyon.com/category/hizmetler/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.yaklasimrehabilitasyon.com</link>
	<description>Elazığ yaklaşım Rehabilitasyon,Elazığ Rehabilitasyon</description>
	<lastBuildDate>Fri, 14 Mar 2025 08:00:35 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr-TR</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=4.7.27</generator>
	<item>
		<title>R’leri Söyleyememe ve Tedavisi</title>
		<link>https://www.yaklasimrehabilitasyon.com/rleri-soyleyememe-tedavisi/</link>
		<pubDate>Fri, 21 Apr 2017 10:03:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[piro]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[HİZMETLER]]></category>
		<category><![CDATA[Elazığ özel eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Elazığ rehabilitasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Elazığda rehabilitasyon merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[Özel eğitim elazığ]]></category>
		<category><![CDATA[özel rehabilitasyon elazığ]]></category>
		<category><![CDATA[R’leri Söyleyememe ve Tedavisi | Elazığ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://yaklasimrehabilitasyon.com/?p=2429</guid>
		<description><![CDATA[<p>R’leri Söyleyememe ve Tedavisi R’leri Söyleyememe ve Tedavisi /r/ sesini söyleyememe en sık karşılaşılan konuşma problemlerinden biridir. Bu problem sadece [&#8230;] <a class="more-link" href="https://www.yaklasimrehabilitasyon.com/rleri-soyleyememe-tedavisi/">Devamini oku</a></p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.yaklasimrehabilitasyon.com/rleri-soyleyememe-tedavisi/">R’leri Söyleyememe ve Tedavisi</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.yaklasimrehabilitasyon.com">Elazığ yaklaşım Rehabilitasyon | Elazığ Rehabilitasyon | ÖzelEğitim</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<div class="typography">
<h1 class="page-header">R’leri Söyleyememe ve Tedavisi</h1>
<div class="col-md-4 col-sm-6 col-xs-12 pull-right"></div>
<div class="clearfix">
<p>R’leri Söyleyememe ve Tedavisi /r/ sesini söyleyememe en sık karşılaşılan konuşma problemlerinden biridir. Bu problem sadece çocuklarda görülen bir problem değildir yetişkinlerde de görülmektedir. Özellikle medya dünyasında bu probleme sahip ünlülerin olması bu problemin bilinirliğni arttırmaktadır. Peki nedir bu /r/ sesi neden söylenemez ve nasıl tedavi edilir.<a href="https://yaklasimrehabilitasyon.com"><img class="alignright wp-image-2430 size-full" src="https://yaklasimrehabilitasyon.com/wp-content/uploads/2017/04/R’leri-Söyleyememe-ve-Tedavisi.jpg" alt="R’leri Söyleyememe ve Tedavisi" width="480" height="360" srcset="https://www.yaklasimrehabilitasyon.com/wp-content/uploads/2017/04/R’leri-Söyleyememe-ve-Tedavisi.jpg 480w, https://www.yaklasimrehabilitasyon.com/wp-content/uploads/2017/04/R’leri-Söyleyememe-ve-Tedavisi-300x225.jpg 300w" sizes="(max-width: 480px) 100vw, 480px" /></a></p>
<p>Her ses, o sesi üretebilmek için gereken dil, dudak, damak ve çene koordinasyonu geliştikçe üretilir. Bu nedenle sesler belirli bir gelişim sırasıyla edinilir. /r/ sesinin genel olarak 4,5 -5 yaş civarına doğru üretilebilmesi beklenir. Terapiye başlamak için de 4,5 yaşı beklemek uygundur. Ancak, eğer çocuk bu durumun farkında ve söyleyemediği için rahatsız oluyorsa, o zaman biraz daha erken terapiye başlanabilir. /r/ sesinin üretilmemesi özellikle küçük yaşlarda ailelerin kulağına sevimli gelmektedir, ancak bu durum zamanında düzelmediğinde ve çocuğun yaşı büyümeye başladığında giderek sevimliliğini yitirmektedir.  5 yaşını geçmiş bir çocuk hala /r/ sesini doğru üretemiyorsa kendiliğinden düzelmesini beklemek yerine  terapi sürecine başlamak önemlidir.Zira yanlış kullanım alışkanlığı devam ettikçe bu alışkanlığı kırmak da daha zor olacaktır./r/ sesini üretemeyen çocuklarda bir an önce konuşma terapisine başlayarak kısa sürede sesi doğru çıkarmayı öğretmek uzun vadede birçok olası problemin de önüne geçmeyi sağlar. Okuma yazma öğrenildiği zaman, /r/ yerine başka bir ses üreten çocuk, okurken ve yazarken de bu iki sesi karıştırabilir. Dolayısıyla bu, akademik performasını da etkileyebilecek bir problem olabilir.</p>
<h2>R&#8217;leri söyleyememe nasıl tedavi edilir?</h2>
<p>R’leri Söyleyememe ve Tedavisi Öncelikle bu konuda tedavi için mutlaka bir dil ve konuşma bozuklukları uzmanı ile çalışmak önemlidir. Tüm seslerin üretimi için dil, damak, çene gibi konuşma organlarının belirli bir hareket yapması gerekir. /r/ sesini üretebilmek için de gerekli olan  dil hareketini doğru yapabilmek gerekir. Konuşma terapisi ile /r/ derken yapılması gereken doğru dil hareketi öğretilir. Ayrıca çocuklara /r/ sesinin yerine ürettiği sesle /r/ arasındaki  farkı anlatmak da önemlidir. /r/ sesini doğru söylemeyi öğrendikten sonra bile çocuk konuşmasında eski hataları yapmaya devam edebilir. Doğru dil hareketini yapabilmek kadar, bu hareketi kelimeler ve cümleler içinde tekrarlayıp egzersiz yapmak da önemlidir. Terapide çocuk için egzersizler hazırlanır ve terapi esnasında yoğun olarak pratik yapılır. Çalışılan egzersizler eve ödev verilir ve bir sonraki terapi seansına kadar pekiştirilmesi istenir. Ailelerin dil ve konuşma bozuklukları uzmanı ile işbirliği içinde olması çok önemlidir. Evde terapide yapılanların pekiştirilmesi çocuğun doğru sesi daha çabuk genellemesini ve terapinin daha kısa sürmesini sağlar.</p>
<h2>Çocuklar hangi nedenlerle r&#8217;leri söyleyemez?</h2>
<p>/r/ söyleyememe bir artikülasyon bozukluğudur. Ve çoğunlukla yanlış öğrenmeler ve yanlış alışkanlıklar neticesinde olur. Bazen genetik faktörler, işitme  ile ilgili sorunlar da bu problemin olumasında etkili olabilir. Ayrıca dil bağının kısa olması gibi durumlar da /r/ sesinin üretiminin hatalı olmasına neden teşkil edebilir. Ancak dil bağı genelde sanılanın aksine nadir görülen bir durumdur.</p>
<h2>Çocukların en çok sıkıntı çektikleri harf neden &#8220;r&#8221;?</h2>
<p>Çünkü /r/ sesi  zor bir pozisyonda üretilir /r/ sesini üretmek için dilucu hem yukarı hem de geriye doğru hareket ettirilir. Ayrıca /r/ sesi önce ve sonrasındaki seslerden etkilenerek pozisyonu değiştiren bir sestir. Yani etrafındaki seslere göre değişir. Bu nedenle de diğer seslere göre biraz daha zorlanılan bir sestir./r/ sesinin bir diğer özelliğide bu sesin akıcı bir ses olmasıdır yani /r/ sesini üretmediğinizde kelimelerin anlamı değişmez. Bu da /r/ sesinin üretilmemesinde rol oynar.</p>
<h2>Ergenler veya yetişkinler için de r’leri doğru söylemeyi öğrenmek mümkün müdür?</h2>
<p>R’leri Söyleyememe ve Tedavisi Sesi doğru üretmeyi öğrenmek her yaş için mümkündür. Yaygın inanışın aksine, ergenler veya yetişkinler de konuşma terapisi ile /r/ leri doğru üretebilirler. Yanlış dil alışkanlığı yerleşmiş olduğu için daha fazla efor gerektirse de sesi doğru üretmeyi öğrenmek mümkündür.</p>
</div>
</div>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.yaklasimrehabilitasyon.com/rleri-soyleyememe-tedavisi/">R’leri Söyleyememe ve Tedavisi</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.yaklasimrehabilitasyon.com">Elazığ yaklaşım Rehabilitasyon | Elazığ Rehabilitasyon | ÖzelEğitim</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
			</item>
		<item>
		<title>Artikülasyon ve Fonolojik Bozukluklar</title>
		<link>https://www.yaklasimrehabilitasyon.com/artikulasyon-fonolojik-bozukluklar/</link>
		<pubDate>Fri, 21 Apr 2017 09:24:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[piro]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[HİZMETLER]]></category>
		<category><![CDATA[Artikülasyon ve Fonolojik Bozukluklar]]></category>
		<category><![CDATA[Elazığ Artikülasyon ve Fonolojik Bozukluklar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://yaklasimrehabilitasyon.com/?p=2420</guid>
		<description><![CDATA[<p>Artikülasyon ve Fonolojik Bozukluklar Artikülasyonun Oluşumu: Artikülasyon ve Fonolojik Bozukluklar Artikülasyon, konuşmada yer alan çeşitli organların düzenli ve birbiri ardına [&#8230;] <a class="more-link" href="https://www.yaklasimrehabilitasyon.com/artikulasyon-fonolojik-bozukluklar/">Devamini oku</a></p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.yaklasimrehabilitasyon.com/artikulasyon-fonolojik-bozukluklar/">Artikülasyon ve Fonolojik Bozukluklar</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.yaklasimrehabilitasyon.com">Elazığ yaklaşım Rehabilitasyon | Elazığ Rehabilitasyon | ÖzelEğitim</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<div class="col-xs-12">
<div class="typography">
<h1 class="page-header">Artikülasyon ve Fonolojik Bozukluklar</h1>
<div class="clearfix">
<h2 style="text-align: justify;">Artikülasyonun Oluşumu:</h2>
<p style="text-align: justify;">Artikülasyon ve Fonolojik Bozukluklar Artikülasyon, konuşmada yer alan çeşitli organların düzenli ve birbiri ardına belli bir dizgeye uyarak gerçekleştirdiği hareketler aracılığıyla konuşma sesi birimlerinin şekillendirilmesidir. Türkçe’de artikülasyon sözcüğü yerine “sesletim” yanı sıra bazen aynı anlama gelen “eklemleme” terimleri de kullanılır. Ağız boşluğunda yer alan yumuşak damak, küçük dil, dil, dişler, dudaklar, çene seslerin şekillenmesini sağlayarak artikülasyonu oluşturmada görev alır. Özellikle dilin ağız içindeki konumu, ses yolunun değişik derecelerde kapanması vb. özelliklere göre ünlüler ve ünsüzler çıkartılır.<a href="https://yaklasimrehabilitasyon.com"><img class="alignright wp-image-2423" src="https://yaklasimrehabilitasyon.com/wp-content/uploads/2017/04/Artikülasyon-ve-Fonolojik-Bozukluklar-1024x662.jpg" alt="Artikülasyon ve Fonolojik Bozukluklar" width="433" height="280" srcset="https://www.yaklasimrehabilitasyon.com/wp-content/uploads/2017/04/Artikülasyon-ve-Fonolojik-Bozukluklar-1024x662.jpg 1024w, https://www.yaklasimrehabilitasyon.com/wp-content/uploads/2017/04/Artikülasyon-ve-Fonolojik-Bozukluklar-300x194.jpg 300w, https://www.yaklasimrehabilitasyon.com/wp-content/uploads/2017/04/Artikülasyon-ve-Fonolojik-Bozukluklar-768x496.jpg 768w" sizes="(max-width: 433px) 100vw, 433px" /></a></p>
<p>Artikülasyon, parçaların akıcı bir şekilde iç içe geçmesini içerdiği için ağza ait motor becerilerde olgunlaşma gerekir. Artikülasyon öncelikle ses tellerinin açılıp kapanma derecesine bağlıdır. Dudaklar, çene ve dil hareket edebilir özelliklerinden ötürü ağız-yutak boşluklarının ön kısımlarını açıp kapatabilir. Böylece hava akımının miktar ve biçimini hızlı bir şekilde kapatma ve değiştirme söz konusu olur.<br />
Artikülasyon ses tellerinin titreşimi sonucu sesin şekillendirilmesi ve anlamlı seslere dönüştürülmesidir. Ciğerlerden gelen hava artikülasyon bölgelerinde şekillendirilir.</p>
<ul>
<li style="text-align: justify;">Dudaklar</li>
<li style="text-align: justify;">Dişler</li>
<li style="text-align: justify;">Dil sert damak</li>
<li style="text-align: justify;">Yumuşak damak harflerin oluşumunda etkili yapılardır.</li>
</ul>
<p style="text-align: justify;">Konuşmada kullanılan sesler iki ana kategoride incelenir;</p>
<p style="text-align: justify;">Ünlüler: Akustik özellikleri rezonans olayına bağlıdır. Gırtlak üstü boşlukların şekillerini, büyüklüklerini değiştirerek farklı ünlüler çıkartırız. Ciğerlerden gelen hava akımına direnç yok denecek kadar azdır.</p>
<p style="text-align: justify;">Ünsüzler: Hava akımına direnç çok fazladır. Akım ya tamamen bloke edilir, ya kısıtlanır ya da saptırılır.</p>
<h2 style="text-align: justify;">Ünlülerin Özelikleri:</h2>
<p style="text-align: justify;">Ünlüler üç boyutta incelenir :</p>
<ol>
<li style="text-align: justify;">Ön-arka: Dilin kavisli veya bombeli kısmının yatay düzlemde nerede olduğu.</li>
<li style="text-align: justify;">Yükseklik-Alçaklık: Ağız boşluğunun dil ve çene oynatılarak ne kadar açık hale getirildiği.</li>
<li style="text-align: justify;">Yuvarlaklık-Düzlük: Dudakların büzülüp büzülmediği ile belirlenir.</li>
</ol>
<p style="text-align: justify;">İnce sesler: i, ü,e,ö Kalın sesler: u, o, a, ı</p>
<p style="text-align: justify;">Dar sesler: ü, u, ı, i Geniş sesler: e, ö, o, a</p>
<h2 style="text-align: justify;">Ünsüzlerin Özellikleri:</h2>
<p style="text-align: justify;">Artikülasyon ve Fonolojik Bozukluklar Ünsüzler artikülasyon biçimine göre sınıflandırılırlar. Her biçim kendi içinde artikülasyon yeri ve titreşim durumuna göre sınıflandırılır.</p>
<p style="text-align: justify;">Biçimine Göre Artikülasyon<br />
<strong>1.  Patlamalı-Kapantılı Sesler: </strong><br />
Hava akımını ağız boşluğunda tamamıyla bloke ederek çıkarılan sesler. Bu blokajın arkasında biriken hava (basıncı) blokaj açıldığı zaman patlayarak boşalır. /p/,/b/,/t/,/d/<br />
<strong>2.  Sürtünmeli Sesler:</strong><br />
İki artikülatörü birbirine çok yaklaştırıp, havanın geçeceği yeri iyice daraltınca bu dar aralıktan hava basınçlı bir şekilde sürtünerek çıkar. /s/,/z/,/ş/,/j/,/f/,/v/<br />
<strong>3.  Yarı-Kapantılı Sesler:</strong><br />
Bu sesler kapantılı şekilde başlayıp sürtünmeli olarak devam eden seslerdir. /ç/,/c/<br />
<strong>4.  Genizsi Sesler:</strong><br />
Ağız boşluğunun tamamen bloke edilip havanın burun boşluğundan dışarı verilmesiyle çıkarılan sesler./m/,/n/<br />
<strong>5. Yarı Ünlü Sesler:</strong><br />
Ünlü özellikleri taşıyan seslerdir. Bu seslerde havanın önü ne ünlülerdeki gibi çok açık ne de ünsüzlerdeki gibi çok kapalıdır. /y/<br />
<strong>6. Akıcılar:</strong><br />
Yarı ünlü ve akıcı sesler davranış olarak ünsüzlere benzerler, ünlülerle beraber kullanılırlar. /r/,/l/</p>
<h2 style="text-align: justify;">Artikülasyon Bozukluğu:</h2>
<p style="text-align: justify;">Artikülasyon ve Fonolojik Bozukluklar Artikülasyon konuşma seslerinin üretiminin motor hareketlerini içerir. Artikülasyon sorunları, çocuğun belirli sesleri üretmekte güçlük çekmesi veya sesleri yanlış üretmesidir. Artikülasyon bozukluğunda birey konuştuğu dile ait bazı sesleri uygun şekilde üretemez; bu da konuşmanın başkaları tarafından anlaşılmasını etkiler. Örneğin /arı/ yerine demesi gibi. Artikülasyon problemleri konuşmanın şekillendiği artikülatör bölgelerdeki anatomik-fizyolojik yetersizliklere dil, diş ve dudaklarda hafif derecedeki yapısal farklılıklar, dudak-damak yarıklığı gibi yapısal bir anomali, işitme engeli, dizartri gibi nörolojik kaynaklı problemler, oral kas sisteminin veya motor planlama sisteminin nörofizyolojik işlevinin bir şekilde aksaması sonucuna bağlı olarak gelişebildiği gibi her hangi bir yetersizlik olmaksızın yanlış öğrenmelere bağlı olarak da görülebilir. Ayrıca zeka engeli ya da psikolojik sorunlar, artikülasyon bozukluğuna eşlik edebilir.<br />
Artikülasyon bozukluğunda; tek tek seslerin üretiminde sorunlar görülür (ör: /r/ yerine /y/, /ş/ yerine /s/, /k/ yerine /t/ söylemek gibi). Söylenmesinde yanlışlıkların en sık yapıldığı sesler yaşla düzelmesi beklenen seslerdir. Bunlar (l,r,s,z,ş,j,c,ç) sesleridir. Artikülasyon bozukluğunda çocukların konuşmasındaki hatalar tutarlıdır. Bir sesi yanlış üretiyorsa bu sesi her üretiminde aynı hatayla üretir.<br />
Artikülasyon ve fonolojik bozukluğu olan çocukların tedavisinde dil ve konuşma terapisti tarafından yapılacak test ve değerlendirmelerle çocuğun sesletemediği konuşma sesleri tespit edilir ve probleme yönelik uygun terapi programı geliştirilir.</p>
<h2 style="text-align: justify;">Fonolojik (Sesbilgisel) Bozukluk:</h2>
<p style="text-align: justify;">Fonoloji, bir dilde kullanılan konuşma sesleri ve bu seslerin birleştirilmesiyle ilgili kuralları içerir. Bir dildeki en küçük ses birimlerine “fonem” adı verilir ve fonemler bir dilde anlam değişmesine neden olan en küçük birimlerdir. Örneğin “bak” sözcüğünde /b/, /a/ ve /k/ olmak üzere 3 adet fonem bulunmaktadır.<br />
Artikülasyon ve Fonolojik Bozukluklar Fonolojik gelişim ise yetişkin fonolojik konuşma özelliklerini edinme anlamına gelmektedir. Fonolojik gelişim açısından çocuklar arasında belirgin bireysel farklılıklar bulunmaktadır. Fonolojik bozukluğu olan çocuklarda çeşitli konuşma seslerinin yer değiştirilmesi, düşürülmesi, sözcük öbeklerinin karışması ya da hatalı kullanımı görülmektedir. (ör: /ayakkabı/ yerine /ayapkarı/, /kitap/ yerine /kipat/ /kamyon/ yerine /kaymon/ demek gibi). Aynı zamanda, heceler ve sözcükler içindeki seslerin sıralanma ve seçilme hatalarını da içerir. Bu probleme sahip çocukların konuşmasındaki hatalar tutarsızlık gösterebilir bir kelimede bir sesi üretirken bir başka kelimede aynı sesi yanlış üretebilir. Bu nedenle fonolojik bozukluğu olan çocukların konuşmasının anlaşılması son derece güçtür.<br />
Fonolojik bozukluğu artikülasyon bozukluğundan ayıran en önemli fark; artikülasyon bozukluğunda çocukların yanlış ürettikleri sesler ses dağarcığında yer almazken fonolojik bozukluğu olan çocuklarda sesler ses dağarcığında bulunur fakat çocuk hedef sesin yerine farklı bir ses seçer ve bunu kullanır.<br />
Artikülasyon ve fonolojik bozukluğu olan çocukların tedavisinde; dil ve konuşma terapisti tarafından yapılacak test ve değerlendirmelerle çocuğun yanlış ürettiği konuşma sesleri tespit edilir ve probleme yönelik uygun terapi programı geliştirilir.</p>
</div>
</div>
</div>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.yaklasimrehabilitasyon.com/artikulasyon-fonolojik-bozukluklar/">Artikülasyon ve Fonolojik Bozukluklar</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.yaklasimrehabilitasyon.com">Elazığ yaklaşım Rehabilitasyon | Elazığ Rehabilitasyon | ÖzelEğitim</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
			</item>
		<item>
		<title>Kekemelik Nedir ?</title>
		<link>https://www.yaklasimrehabilitasyon.com/kekemelik-nedir/</link>
		<pubDate>Fri, 21 Apr 2017 08:35:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[piro]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[ETKİNLİKLER]]></category>
		<category><![CDATA[HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[HİZMETLER]]></category>
		<category><![CDATA[Kekemelik Nedir ?]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://yaklasimrehabilitasyon.com/?p=2409</guid>
		<description><![CDATA[<p>Kekemelik Nedir ? Kekemelik Nedir ? Ses, hece, sözcük tekrarları ve uzatmaları, duraklamalar, konuşmaya başlamada zorluk gibi belirtilerle konuşmanın akıcılığı [&#8230;] <a class="more-link" href="https://www.yaklasimrehabilitasyon.com/kekemelik-nedir/">Devamini oku</a></p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.yaklasimrehabilitasyon.com/kekemelik-nedir/">Kekemelik Nedir ?</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.yaklasimrehabilitasyon.com">Elazığ yaklaşım Rehabilitasyon | Elazığ Rehabilitasyon | ÖzelEğitim</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<h2>Kekemelik Nedir ?</h2>
<p>Kekemelik Nedir ? Ses, hece, sözcük tekrarları ve uzatmaları, duraklamalar, konuşmaya başlamada zorluk gibi belirtilerle konuşmanın akıcılığı ve ritminde meydana gelen bozukluklar “kekemelik” olarak tanımlanır. Kekemelik konuşmanın akışını bozan ve bireyler arası iletişimi etkileyen bir problemdir. Bir başka ifadeyle söylemek gerekirse; konuşmanın doğal akışının bir biçimde kesintiye uğramasıdır. Bireyin istemsiz olarak sesleri uzatması, kimi sesleri üretirken zorluk çekmesi, bir sesi heceyi, ya da sözcüğü tekrarlaması biçiminde görülebilir.<img class="alignnone wp-image-2417 size-full" src="https://yaklasimrehabilitasyon.com/wp-content/uploads/2017/04/Kekemelik-Nedir.jpg" alt="Kekemelik Nedir ?" width="619" height="440" srcset="https://www.yaklasimrehabilitasyon.com/wp-content/uploads/2017/04/Kekemelik-Nedir.jpg 619w, https://www.yaklasimrehabilitasyon.com/wp-content/uploads/2017/04/Kekemelik-Nedir-300x213.jpg 300w" sizes="(max-width: 619px) 100vw, 619px" /></p>
<h2><a href="https://yaklasimrehabilitasyon.com">Kekemelik Neden Önemlidir?</a></h2>
<p>Kekemelik insanın iç yapısını, özgüvenini, hayata bakışını, kendisine saygısını ve diğer insanlarla etkileşimini etkileyen çok önemli bir olaydır.</p>
<h2>Kekemelik Ne Zaman Ortaya Çıkar?</h2>
<p>2-6 yaş arasında çocukların dil gelişiminde çok hızlı bir gelişme olmaktadır. Cümlelerin karmaşıklığı ve uzunluğu, iki sözcükten oluşan basit yapılardan yetişkin cümle yapısına doğru artış göstermekte ve çocuğun sözcük dağarcığı artmaktadır. Ancak, çocuğun dilbilgisel gelişimi ile üretim kapasitesi aynı değildir. Çocuk farklı yapıda pek çok cümleyi nasıl kurabileceğini “biliyor” olabilir ancak, bu bilgiyi kullanabilmesi farklı seviyelerde bir takım becerileri içermektedir. Bilgi ve beceri arasındaki bu ayrım, kekemelik için önemli bir durumdur çünkü, ileri düzeydeki dilsel bilgi çocuğun motor becerilerini baskılayabilir. Dolayısıyla, bu yaş grubundaki hemen bütün çocukların konuşmaları sırasında aynı sözcükleri ya da cümleleri art arda tekrarladıklarına, nefeslerini söylemek istedikleri cümlenin uzunluğuyla eşgüdümlü olarak kullanamadıklarına ve uygun olmayan yerlerde duraklamalar yaptıklarına tanık oluruz. Çoğu zaman bu konuşma biçimi “gelişimsel kekemelik” ya da “normal akıcısızlık” olarak adlandırılır.</p>
<p>Dil ve konuşma gelişimi sırasında her 100 çocuktan 4’ ünde erken dönem kekemelik belirtisi görülmektedir. Kekemeliğe gelişimsel bir sorun diyebiliriz, çünkü kekemelik belirtileri  büyük oranda dil ve konuşma gelişiminin başladığı yıllarda görülür. Bu % 4’lük dilime giren çocukların %75’i yani 3’ü bu sorunu kendiliğinden aştığı görülür. Her 100 çocuktan 1’inde bu sorun kalıcı olur.</p>
<p>Kekemelik çocukluk çağında görülen bir problem olmakla beraber nadiren ergenlik dönemi ve sonrasında da başlayabilmektedir. Çocukluk dönemi ya da sonrasında geçirilen ciddi bir beyin hasarı sonrasında da kekemelik başlayabilir. Bu durum “nörojenik kekemelik” olarak adlandırılmaktadır. Nörojenik kekemeliği olan bireylerde, beyin hasarı öncesinde bir kekeleme öyküsünün olmadığı belirtilmektedir</p>
<h2>Kekemeliğin Genel Özellikleri</h2>
<ul>
<li>Genellikle çocuklukta başlar. 3,5 yaşından önce. Erken dönem kekemeliğin zaman içerisinde çocuk tarafından kendiliğinden kontrol altına alınabildiği gözlenmiş ve bu tip konuşma sorunu olan çocuklardan %75’inin 5-6 yaş civarında kekemelikten kurtuldukları ortaya konmuştur.</li>
<li>Yetişkinlerde başlayanlar nörojeniktir, gelişimsel değildir.</li>
<li>Erkeklerde kızların en az üç mislidir. Yaş büyüdükçe oran erkeklerin aleyhine artar (yetişkinlerde beş erkeğe bir kadın). Çünkü kızlar daha spontan bir iyileşme gösterirler.</li>
<li>Davranış standartlarının, rekabetin ve cezanın yüksek olduğu toplumlarda kekemelik daha fazladır. Çocuk yetiştirme adetlerinin daha toleranslı olduğu toplumlarda kekemelik az görülmektedir.</li>
<li>Ailesel, kalıtımsal. Kekeleyenlerin %40 ila 60’ının ailesinde ya kekeleyen ya da kekelemiş ve iyileşmiş birisi bulunmaktadır.</li>
<li>Kekemeler stres ve zorluk azalıp dikkatleri konuşmadan başka bir yere çekildiklerinde daha az kekelerler. Bunun tersi durumlardaysa kekemelik artar.</li>
</ul>
<h2>Kekemeliğin Nedenleri Nelerdir?</h2>
<p>Kekemeliğin nedeni ebeveynler kadar araştırmacıların da merak ettikleri ve hala kesin bir cevap bulamadıkları bir sorudur. Günümüzde kekemeliğin nedenlerine dair ileri sürülmüş pek çok farklı kuram vardır. Bunların hiçbiri kesin ve net bir şekilde kekemeliğin nedenini ortaya koyamamıştır. Kekemelik herhangi bir fiziksel yetersizlikten kaynaklanmaz. Sanılanın aksine, herhangi bir kaza, korku, şok gibi duygusal problemlerden dolayı da ortaya çıkmaz. Psikolojik faktörler, kekemeliğe yatkınlığı olan (ailesinde de kekemelik hikayesi olan) kişilerde tetikleyici bir rol oynayabilir. Ancak doğrudan doğruya kekemeliğin sebebi değildir. kekemeliğin nedeninin psikolojik olmadığı bilimsel olarak kabul edilen bir gerçektir. Yani hiçbir çocuk, korktu ya da üzüldüğü için kekeme olmaz. Bu gibi duygusal durumlar, eğer çocukta genetik bir yatkınlık söz konusu ise (birincil derecede akrabalarında kekemelik öyküsü varsa) tetikleyici bir rol oynayabilir. Günümüzde kekemeliğin nedenine ilişkin pek çok farklı görüş olmakla beraber, henüz tam olarak neyin kekemeliğe yol açtığı bilimsel olarak ortaya konulamamıştır. Farklı kişilerde farklı nedenleri olabilir ya da birkaç neden bir araya geldiğinde ortaya çıkabilir. Kekemeliğin nedenleri ile kekemeliğin sürmesi ya da kötüleşmesinin nedenleri farklı olabilir.</p>
<p>Günümüzde kekemeliğin nedenine ilişkin olarak yapılan çalışmalar giderek beynin çalışma sistemi üzerinde odaklanmaktadır. Akıcı konuşan bireylere kıyasla, kekemeliği olan bireylerin beyin aktivitelerinde ne gibi farklılıkların olabileceğini araştırmak üzere çeşitli beyin görüntüleme tekniklerinden yararlanılmaktadır. Son zamanlarda yapılan araştırmalar kekemeliğin nöro-fizyolojik boyutlarıyla ilgili önemli ipuçları vermektedir. Kekeme olanlarla kekeme olmayanların yada kekemelerin kekelemedikleri zamanki beyin faaliyetleri incelendiğinde, akıcı konuşma ve kekeleme arasındaki aktivitelerinin belirgin bir biçimde farklı olduğu gözlenmiştir. En son bulgular kekemeliğin konuşma anında değil öncesinde meydana gelen farklı beyin aktivitelerine yol açtığını ortaya koymaktadır Yapılan araştırmalarda, kekeleme anında sağ hemisferde normal konuşan bireyler göre farklı aktivasyonlar olduğunu ortaya koymuştur.</p>
<p>Kekemelik Nedir</p>
<p>Yapılan araştırmalar sağ hemisferde ortaya çıkan sıra dışı aktivasyonun terapiyle ya da akıcılığı arttıran stratejilerle azaldığı görülmektedir.</p>
<h2>Kekemelik geliştiğinde tedavi edilebilir mi?</h2>
<p>Evet. Hem çocukların hem de yetişkinlerin tedavisine yönelik bir çok başarılı yaklaşım vardır. Bir tedavi yaklaşımının diğerinden üstün olduğuna yönelik bilimsel veri yoktur.</p>
<h2>Kekemelik iyileştirilebilir mi?</h2>
<p>Kekemelik için iyileştirme terimini kullanmaktan kaçınmak en iyisidir. Kekemelik bir hastalık değildir. Amaç iletişimde başarılı olmak ve akıcılığı arttırmak olmalıdır. Kekemelik kontrol altına alınabilen bir problemdir.</p>
<p>Kekemelik Nedir</p>
<p>Kekemelik Bazen kendiliğinden düzelebilir bazen de uygun tedavilerle kekemelik genellikle kontrol altına alınabilir. Kekemelik tedavisinde temel amaç kekemeliği kontrol altına alarak akıcı konuşmayı sağlamaktır. Kekemelik, birçok durumda kişi için daha az sorun yaratıcı hale getirilebilir. Yani kekemelik davranışı tamamen ortadan kalkmasa bile denetim altına alınmış olur. Bu özellikle dil ve konuşma terapistlerinin çabasına ve kekemeliği olan kişinin ve yakınlarının işbirliğine bağlıdır.</p>
<h2>Çocuğumun kekelediğini duyduğumda ne yapmalıyım?</h2>
<p>Çocuklar genelde kekelediklerinin farkında değildir. Dikkatlerini kekelemelerine çekmeyin, “dur ve tekrar dene”, “konuşmadan önce düşün”, “daha yavaş konuş” gibi uyarılarda bulunmayın. Çocuğun söylediğini dikkatle ve sabırla dinleyin ve çocuğun nasıl söylediğine odaklanmayın.</p>
<h2>Kekemeliğin tedavisi için kim yardımcı olabilir?</h2>
<p>Çocuklarda ve yetişkinlerde kekemelik sorunu ile ilgili deneyimi olan bir dil ve konuşma terapistinden yardım almak sorunun giderilmesinde yardımcı olabilir.</p>
<p>Kekemelik Nedir</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.yaklasimrehabilitasyon.com/kekemelik-nedir/">Kekemelik Nedir ?</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.yaklasimrehabilitasyon.com">Elazığ yaklaşım Rehabilitasyon | Elazığ Rehabilitasyon | ÖzelEğitim</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
			</item>
		<item>
		<title>Mental Retardasyon (Zihinsel Gerilik)</title>
		<link>https://www.yaklasimrehabilitasyon.com/mental-retardasyon-zihinsel-gerilik/</link>
		<pubDate>Mon, 17 Apr 2017 11:29:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[piro]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[HİZMETLER]]></category>
		<category><![CDATA[Elazığ rehabilitasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Mental Retardasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Mental Retardasyon (Zihinsel Gerilik)]]></category>
		<category><![CDATA[Rehabilitasyon]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://yaklasimrehabilitasyon.com/?p=2300</guid>
		<description><![CDATA[<p>Mental Retardasyon (Zihinsel Gerilik) Mental Retardasyon (Zihinsel Gerilik) Doğumdan önce, doğum sırasında ve doğumdan sonraki gelişim sürecinde, çeşitli nedenlerle, zihinsel, [&#8230;] <a class="more-link" href="https://www.yaklasimrehabilitasyon.com/mental-retardasyon-zihinsel-gerilik/">Devamini oku</a></p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.yaklasimrehabilitasyon.com/mental-retardasyon-zihinsel-gerilik/">Mental Retardasyon (Zihinsel Gerilik)</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.yaklasimrehabilitasyon.com">Elazığ yaklaşım Rehabilitasyon | Elazığ Rehabilitasyon | ÖzelEğitim</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<div class="toggle-head">
<div class="toggle-title">
<h2>Mental Retardasyon (Zihinsel Gerilik)</h2>
</div>
</div>
<div class="toggle-content fluid">
<p>Mental Retardasyon (Zihinsel Gerilik) Doğumdan önce, doğum sırasında ve doğumdan sonraki gelişim sürecinde, çeşitli nedenlerle, zihinsel, psiko-devimsel, sosyal olgunluk, gelişim ve fonksiyonlarda sürekli yavaşlama, duraklama ve gerileme sonucu olarak akranlarından dörtte bir ve daha yüksek oranda gerilik oluşturan <strong>sürekli </strong>bir durumdur” şeklinde tanımlanmıştır.<a href="https://yaklasimrehabilitasyon.com"><img class="alignright wp-image-2274 size-full" src="https://yaklasimrehabilitasyon.com/wp-content/uploads/2017/04/MENTAL-RETARDASYON.jpg" sizes="(max-width: 353px) 100vw, 353px" srcset="https://yaklasimrehabilitasyon.com/wp-content/uploads/2017/04/MENTAL-RETARDASYON.jpg 353w, https://yaklasimrehabilitasyon.com/wp-content/uploads/2017/04/MENTAL-RETARDASYON-300x183.jpg 300w" alt="Mental Retardasyon" width="353" height="215" /></a></p>
<p>Zihinsel engelliler alanında önemli bir organizasyon olan AAMD’nin (American Associantion Mental Deficiency) benimsedi tanım ise, “Gelişim süreci içerisinde genel zihinsel işlevlerde normallerden önemli derecede gerilik, bunun yanında uyumsal davranışlarda yetersizlik gösterme durumudur” şeklindedir.</p>
<p><a href="https://yaklasimrehabilitasyon.com/mental-retardasyon-zihinsel-gerilik/"><span style="color: #ff6600;">Zihinsel engelli çocuklar homojen bir grup değildir.</span> </a>Kendi içlerinde önemli bireysel farklılıklar gösterirler. Bu nedenle zihinsel engelli çocukların sınıflandırılmasına ihtiyaç duyulmaktadır.</p>
<p>Zihinsel engelli çocukların ilk sınıflandırma girişimi 1921 yılında AAMD’nin çekirdeğini oluşturan American Association fort he Feebleminded tarafından yapılmıştır. Psikolojik sınıflandırma denilen bu sınıflandırma yanında, günümüzde eğitim açısından da bir sınıflandırma yapılmıştır.</p>
<p>Sınıflandırma yaklaşımı</p>
<p>Psikolojik:</p>
<p>Hafif                                         : Z.B. = 70 – 55</p>
<p>Orta                                          : Z.B. = 55 – 40</p>
<p>Ağır                                           : Z.B. = 40 – 25</p>
<p>Çok Ağır                                  : Z.B. = 25 – 5</p>
<p>Eğitsel</p>
<p>Eğitilebilir                                : Z.B. = 75 – 50</p>
<p>Öğretilebilir                             : Z.B. = 50 – 25</p>
<p>Ağır                                           : Z.B. = 25 – 5</p>
<p>Ülkemizde, zihinsel engelli çocuklar, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı Özel Eğitim  Okulları Yönetmeliği’nde, eğitsel yaklaşıma benzer olarak; “Eğitilebilir, Öğretilebilir ve klinik bakıma muhtaç çocuklar” olarak sınıflandırılmıştır.</p>
<p><strong>Eğitilebilir: </strong>Zeka bölümü çeşitli ölçeklerde sürekli olarak 45-75 arasında olan zihinsel engelli.</p>
<p><strong>Öğretilebilir: </strong>Zeka bölümü, çeşitli ölçeklerde 25-44 arasında olup da sağlık kurumları ile iş birliği içerisinde gerçekleştirilecek özel eğitim ve rehabilitasyona muhtaç olan zihinsel engelli.</p>
<p><strong>Klinik Bakıma Muhtaç: </strong>Zeka bölümü sürekli olarak 0-25 arasında olup da hayata kesinlikle uyum sağlayamayan ve sağlık kurumlarında devamlı klinik bakıma ihtiyacı olan zihinsel engelli.</p>
</div>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.yaklasimrehabilitasyon.com/mental-retardasyon-zihinsel-gerilik/">Mental Retardasyon (Zihinsel Gerilik)</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.yaklasimrehabilitasyon.com">Elazığ yaklaşım Rehabilitasyon | Elazığ Rehabilitasyon | ÖzelEğitim</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
			</item>
		<item>
		<title>Özel Öğrenme Güçlüğü</title>
		<link>https://www.yaklasimrehabilitasyon.com/ozel-ogrenme-guclugu/</link>
		<pubDate>Mon, 17 Apr 2017 11:25:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[piro]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[HİZMETLER]]></category>
		<category><![CDATA[Özel Öğrenme Güçlüğü elazığ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://yaklasimrehabilitasyon.com/?p=2297</guid>
		<description><![CDATA[<p>Özel Öğrenme Güçlüğü Özel Öğrenme Güçlüğü Çok değişik şekillerde tanımlanabilen öğrenme güçlüğü tanımlarında bazı ortak özelliklere işaret edilmektedir. Öğrencinin zihinsel [&#8230;] <a class="more-link" href="https://www.yaklasimrehabilitasyon.com/ozel-ogrenme-guclugu/">Devamini oku</a></p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.yaklasimrehabilitasyon.com/ozel-ogrenme-guclugu/">Özel Öğrenme Güçlüğü</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.yaklasimrehabilitasyon.com">Elazığ yaklaşım Rehabilitasyon | Elazığ Rehabilitasyon | ÖzelEğitim</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<h2>Özel Öğrenme Güçlüğü</h2>
<p>Özel Öğrenme Güçlüğü Çok değişik şekillerde tanımlanabilen öğrenme güçlüğü tanımlarında bazı ortak özelliklere işaret edilmektedir. Öğrencinin zihinsel yeteneği olmasına rağmen, akademik geriliği olması öğrenme güçlüğünün  temel özelliğini oluşturmaktadır. Yaygın olarak kabul edilen özelliklerden birisi de gelişim görüntülerindeki dengesizliktir.<a href="https://yaklasimrehabilitasyon.com"><img class="aligncenter wp-image-2273 size-full" src="https://yaklasimrehabilitasyon.com/wp-content/uploads/2017/04/ÖZEL-ÖĞRENME-GÜÇLÜĞÜelazığ.jpg" alt="Özel Öğrenme Güçlüğü" width="700" height="290" srcset="https://www.yaklasimrehabilitasyon.com/wp-content/uploads/2017/04/ÖZEL-ÖĞRENME-GÜÇLÜĞÜelazığ.jpg 700w, https://www.yaklasimrehabilitasyon.com/wp-content/uploads/2017/04/ÖZEL-ÖĞRENME-GÜÇLÜĞÜelazığ-300x124.jpg 300w" sizes="(max-width: 700px) 100vw, 700px" /></a>  Bunun anlamı ise çocuğun başarı alt testlerinde almış olduğu puanların çok farklı olmasıdır. Özellikle önceki yıllarda yapılan tanımlarda, beynin zedelenmesi yaygın olarak yer almaktaydı ancak, beyin zedelenmesinin kolayca tanımlanması beynin hatalı işleyişi sonucu öğrenme güçlüğü gösterdikleri kabul edilmektedir. Yine tanımların çoğunda ortak olan özellik, öğrenme güçlüğüne çevresel yetersizliklerin yol açmadığı, zihinsel yetersizlik ve davranış bozukluklarından da farklı olduğudur.</p>
<p>Öğrenme güçlüğünün nedensel etmenleri kalıtsal, çevresel (niteliksiz öğretim) ve biyokimyasal olarak ifade edilebilir. Öğrenme güçlüğüne beyin zedelenmesinin mi? Yoksa beynin yanlış işlemesinin mi yol açtığı bilinememektedir. Yiyecek boyalarına ve vitamin yetersizliğine, öğrenme güçlüğünün olası nedenleri olarak bakılmaktadır. Yine öğrenme güçlüğü gösteren yaygınlığı yüksektir. Ancak bunun kalıtımın mı yoksa çevresel etmenlerin mi sonucu olduğu kesin olarak bilinmemektedir. Niteliksiz öğretim bir başka çevresel etmen olarak öğrenme güçlüğüne yol açıyor olabilir. Öğrenme güçlüklerin tanımlanması ve düzeltici eğitimin sağlanabilmesi için değişik testler kullanılmıştır.</p>
<p>Öğrenme güçlüğü gösteren çocuklar, özellikleri bakımından birbirlerinden çok farklı özelliklere sahiptirler. Ancak tümünde gözlenebilen ortak özelliklerden birisi, çalışma becerilerini kullanma yeteneğindeki sınırlılıktır. Yaygın olarak söz edilen ancak öğrenme güçlüğü gösteren çocukların tümünde gözlenemeyen özellikler şöyledir: algısal-devimsel ve eşgüdüm problemleri, dikkat yetersizlikleri ve aşırı hareketlilik, düşünme, bellek problemleri sayılabilir.</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.yaklasimrehabilitasyon.com/ozel-ogrenme-guclugu/">Özel Öğrenme Güçlüğü</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.yaklasimrehabilitasyon.com">Elazığ yaklaşım Rehabilitasyon | Elazığ Rehabilitasyon | ÖzelEğitim</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
			</item>
		<item>
		<title>William Sendromu</title>
		<link>https://www.yaklasimrehabilitasyon.com/william-sendromu/</link>
		<pubDate>Mon, 17 Apr 2017 10:18:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[piro]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[HİZMETLER]]></category>
		<category><![CDATA[Elazığda William Sendromu]]></category>
		<category><![CDATA[William Sendromu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://yaklasimrehabilitasyon.com/?p=2290</guid>
		<description><![CDATA[<p>William Sendromu William Sendromu Genetik, kalıtsal bir hastalıktır. Kalp rahatsızlıkları, kanda kalsiyum yüksekliği ve bazı organlarda bozukluklara neden oluyor. Bu [&#8230;] <a class="more-link" href="https://www.yaklasimrehabilitasyon.com/william-sendromu/">Devamini oku</a></p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.yaklasimrehabilitasyon.com/william-sendromu/">William Sendromu</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.yaklasimrehabilitasyon.com">Elazığ yaklaşım Rehabilitasyon | Elazığ Rehabilitasyon | ÖzelEğitim</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<div class="toggle-head">
<div class="toggle-title">
<h2>William Sendromu</h2>
</div>
</div>
<div class="toggle-content fluid">
<p>William Sendromu Genetik, kalıtsal bir hastalıktır. Kalp rahatsızlıkları, kanda kalsiyum yüksekliği ve bazı organlarda bozukluklara neden oluyor.</p>
<p>Bu sendroma yakalanmış çocuklarda Downlular gibi farklı tipik bir yüz şekli görülüyor.</p>
<p><a href="https://yaklasimrehabilitasyon.com"><img class="alignnone wp-image-2271 size-full" src="https://yaklasimrehabilitasyon.com/wp-content/uploads/2017/04/WİLLİAM-SENDROMU.jpg" alt="William Sendromu" width="556" height="276" srcset="https://www.yaklasimrehabilitasyon.com/wp-content/uploads/2017/04/WİLLİAM-SENDROMU.jpg 556w, https://www.yaklasimrehabilitasyon.com/wp-content/uploads/2017/04/WİLLİAM-SENDROMU-300x149.jpg 300w" sizes="(max-width: 556px) 100vw, 556px" /></a></p>
<p>Halk arasında “Mutluluk hastalığı” diye adlandırılan bu hastalığa yakalanmış çocuklarda kolay kolay üzüntü görülmüyor.</p>
<p>Genellikle mutlu ve sakin bir yapıda oluyorlar. Hastalığın tipik belirtisi ise, kalp rahatsızlıkları ve zeka geriliği.</p>
<p>Düzenli olarak sağlık kontrolünden geçmeleri gerekiyor ve özel eğitime yönlendiriliyorlar.<br />
Oldukça seyrek 30.000 doğumda bir rastlanılan ve teşhis konulmakta hala zorlanılan bir rahatsızlıktır. Anne-babadan geçen kalıtımsal bir hastalık değildir. Çoğunlukla rastlanılan birkaç özellik tanı koymaya biraz yardım etmektedir. Örneğin; Burun kökleri basıktır, gözler birbirine yakın ve çekik, üst damak yüksek, burun ucu kalkık gibi. İlk yıllarda kalp rahatsızlıkları görülmektedir. Hastalığa yakalanan bebekler birkaç aylıkken uyuma zorlukları çekmektedirler. William sendromu kasları etkilediğinden bu çocuklar geç yürürler, el ve ayak hareketleri koordinasyonu ile denge zorlukları gösterirler. Vücut ısıları yüksektir, kanlarındaki kalsiyum oranının yüksekliği kusmalarına sebep olabilmektedir, bu yüzden diyet uygulanabilir. Bu durumlar beslenme problemleri yaratabilmektedir. İlk yıllarda rahatsız edici ağlamalar görülebilmektedir.</p>
<p>William Sendromlu çocuklar dışa dönük ve sosyaldir, konuşmayı severler özellikle büyükleri ile diyalogdan zevk alırlar. Yardımcıdırlar, birlikte yapılan işleri severler, kibar, anlayışlıdırlar. Formaliteleri severler ve uyarlar, düzenli şeylerden hoşlanırlar, büyükleri taklit ederler, masumiyetlerinin yanında büyüklerinin kelimelerini kullanmaktan hoşlanırlar. Aktüeldirler, fakat öğrenmeleri yavaş olur. Motor koordinasyonunda zorlanırlar, bisiklet sürme,düğme açıp-kapama, makasla kesme ve kalem tutmayı vazife kabul edip yapmakta zorluk çekerler, ama pes etmezler. Öğrenme güçlükleri çok alt seviyde değildir. Aileye bağlı oldukça iyi kelime hazineleri vardır, okul çağında anlaşılır tane tane konuşmayı başarırlar.</p>
</div>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.yaklasimrehabilitasyon.com/william-sendromu/">William Sendromu</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.yaklasimrehabilitasyon.com">Elazığ yaklaşım Rehabilitasyon | Elazığ Rehabilitasyon | ÖzelEğitim</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
			</item>
		<item>
		<title>DownSendromu Elazığ</title>
		<link>https://www.yaklasimrehabilitasyon.com/downsendromu-elazig/</link>
		<pubDate>Mon, 17 Apr 2017 10:14:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[piro]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[HİZMETLER]]></category>
		<category><![CDATA[Down Sendromu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://yaklasimrehabilitasyon.com/?p=2287</guid>
		<description><![CDATA[<p>DownSendromu Elazığ DownSendromu Elazığ Yüz yuvarlak ve basıktır, Gözler çekik olup, kapaklarında kıvrım mevcuttur. Çocuk büyüdükçe bu kıvrım belirli hale [&#8230;] <a class="more-link" href="https://www.yaklasimrehabilitasyon.com/downsendromu-elazig/">Devamini oku</a></p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.yaklasimrehabilitasyon.com/downsendromu-elazig/">DownSendromu Elazığ</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.yaklasimrehabilitasyon.com">Elazığ yaklaşım Rehabilitasyon | Elazığ Rehabilitasyon | ÖzelEğitim</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<h1><strong>DownSendromu Elazığ</strong></h1>
<p>DownSendromu Elazığ Yüz yuvarlak ve basıktır, Gözler çekik olup, kapaklarında kıvrım mevcuttur. Çocuk büyüdükçe bu kıvrım belirli hale gelir. Yine bazı çocuklarda özellikle göz rengi açıksa, gözün renkli bölümünün çerçevesinden içe doğru beyaz lekeler vardır. Bu lekeler zamanla kaybolur. Göz kapaklarında şişme ve çapaklanma görülür.</p>
<p>Burun küçük ve kalkık, burun kökü basıktır. Yüzün yuvarlak olması nedeniyle gözler birbirinden ayrık durur. Göz kaslarının zayıf olması nedeniyle şaşılık görülebilir.</p>
<p><a href="https://yaklasimrehabilitasyon.com"><img class="alignnone wp-image-2270 size-full" src="https://yaklasimrehabilitasyon.com/wp-content/uploads/2017/04/DOWN-SENDROMU.png" alt="DownSendromu Elazığ" width="1929" height="843" srcset="https://www.yaklasimrehabilitasyon.com/wp-content/uploads/2017/04/DOWN-SENDROMU.png 1929w, https://www.yaklasimrehabilitasyon.com/wp-content/uploads/2017/04/DOWN-SENDROMU-300x131.png 300w, https://www.yaklasimrehabilitasyon.com/wp-content/uploads/2017/04/DOWN-SENDROMU-768x336.png 768w, https://www.yaklasimrehabilitasyon.com/wp-content/uploads/2017/04/DOWN-SENDROMU-1024x448.png 1024w" sizes="(max-width: 1929px) 100vw, 1929px" /></a></p>
<p>Ağız küçük olduğu için (özellikle bebeklerde) dil dışarıda durabilir. Bu nedenle salya akması ve ağız kenarlarında çatlaklar oluşabilir. Dil üzerinde yarıklar vardır.</p>
<p>Kulaklar biraz aşağıda olup, kulak yolu dar ve küçüktür. Kulak iltihaplanmaları ve işitme problemi yaygındır.</p>
<p>Baş basık, arkası düzlenme eğilimindedir. Saç ve kirpikler çoğu kez seyrek ve yumuşaktır. Kısa ve geniştir.</p>
<p>Gövde kısa ve geniş görünür. Karın geniş ve bombe görünümünde olup, göbek veya kasıkta bazen fıtık görülebilir</p>
<p>.DownSendromu Elazığ</p>
<p>Kol ve bacaklar genellikle gevşek ve künt bir yapı görülür. Aynı görünüm el ve ayak için de geçerlidir. El, avuç içinde simin çizgisi avuç içini boydan boya kat eder. Ayakta da baş parmakla ikinci parmak arasında geniş bir ayrılık vardır.</p>
<p>Kalpte anatomik bozukluklar görülebilir. Guatr sık rastlanan bir semptomdur. Bağışıklık sistemi zayıf olan bu çocuklarda akciğer enfeksiyonları sık görülür.</p>
<p>Çocuk, doğumda ve daha sonra belli aralıklarla kontrolden geçirilmelidir. Erkek çocuklarda yumurtalıkların kasıkta ya da karında kalmaları veya çocuğun idrar deliğinin penisin ucunda değil biraz altta kalması söz konusudur. Bu durumda uzman doktorlara baş vurmalı ve yapılması gerekenler öğrenilmelidir.</p>
<p>Down sendromunun tıbbi anlamda tedavisi bulunmamaktadır. Kromozom bozukluğundan kaynaklandığı ve kalıtsal olduğu için sadece hamileliğin ilk aylarında üçlü kan testi ile çocuğun Down’lu olup olmadığı öğrenilmektedir.</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.yaklasimrehabilitasyon.com/downsendromu-elazig/">DownSendromu Elazığ</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.yaklasimrehabilitasyon.com">Elazığ yaklaşım Rehabilitasyon | Elazığ Rehabilitasyon | ÖzelEğitim</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
			</item>
		<item>
		<title>Dikkat Eksikliği Ve Hiperaktivite</title>
		<link>https://www.yaklasimrehabilitasyon.com/dikkat-eksikligi/</link>
		<pubDate>Mon, 17 Apr 2017 09:48:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[piro]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[HİZMETLER]]></category>
		<category><![CDATA[Dikkat Eksikliği Ve Hiperaktivite]]></category>
		<category><![CDATA[HİPERAKTİVİTE]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://yaklasimrehabilitasyon.com/?p=2282</guid>
		<description><![CDATA[<p>Dikkat Eksikliği Ve Hiperaktivite Dikkat Eksikliği  Dikkat süresinin ve yoğunluğunun bireyin yaşına göre olması gerekenden az olmasıdır. Dikkatin belirli bir noktaya [&#8230;] <a class="more-link" href="https://www.yaklasimrehabilitasyon.com/dikkat-eksikligi/">Devamini oku</a></p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.yaklasimrehabilitasyon.com/dikkat-eksikligi/">Dikkat Eksikliği Ve Hiperaktivite</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.yaklasimrehabilitasyon.com">Elazığ yaklaşım Rehabilitasyon | Elazığ Rehabilitasyon | ÖzelEğitim</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<h2><strong>Dikkat Eksikliği Ve Hiperaktivite</strong></h2>
<p><strong>Dikkat Eksikliği </strong> Dikkat süresinin ve yoğunluğunun bireyin yaşına göre olması gerekenden az olmasıdır. Dikkatin belirli bir noktaya toplanamaması ve kolayca dağıtması, dağınıklık, unutkanlık, eşyaları kaybetme gibi belirtilerle kendini gösterir.</p>
<p>Dikkat eksikliğinde sorun dikkat edememek değil, dikkatin belirli bir noktaya odaklanamamasıdır. Bu tür bireyler aynı anda tüm uyaranlara birden dikkat ederler bu nedenle belirli bir işle uğraşırken başka bir uyarıcı kolaylıkla dikkatin dağılmasına neden olur. O anda uğraştıkları işi bırakıp bir başka işe yönelebilirler.<a href="https://yaklasimrehabilitasyon.com"><img class="aligncenter wp-image-2269 size-full" src="https://yaklasimrehabilitasyon.com/wp-content/uploads/2017/04/Elazığ-rehabilitasyon.jpg" alt="Dikkat Eksikliği" width="670" height="310" srcset="https://www.yaklasimrehabilitasyon.com/wp-content/uploads/2017/04/Elazığ-rehabilitasyon.jpg 670w, https://www.yaklasimrehabilitasyon.com/wp-content/uploads/2017/04/Elazığ-rehabilitasyon-300x139.jpg 300w" sizes="(max-width: 670px) 100vw, 670px" /></a></p>
<p><strong>Hiperaktivite (Aşırı hareketlilik): </strong>Bireyin yaşına ve gelişim düzeyine uygun olmayacak biçimde hareketli olmasıdır. Uzun süre yerinde oturamama, otururken elin ayağın olmayacak biçimde hareketli olmasıdır. Uzun süre yerinde oturamama, otururken elin ayağın kıpır kıpır olması, çoğu zaman hareket halinde olma, çok konuşma gibi belirtilerle kendini gösterir.</p>
<p>Bazen bu rahatsızlık yanlış algılanmaktadır. Her dikkat eksikliği olan aynı zamanda hiperaktif olacak gibi bir inanışa sahip olunabilir ama her hiperaktif tanısı almış birey dikkat eksikliği de olacak ya da her dikkat eksikliği tanısı almış birey hiperaktif olacak diye bir şart yoktur. Bunları birbirinden ayırmak gerekir.</p>
<h2 class="text-italic text-center text-primary blog-h2-style2 padding-bottom">DEHB BELİRTİLERİ</h2>
<p><b>Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu</b> olan çocuklar bazı davranışlarıyla gözetmenlere ipucu verirler. Örnek: çocuğunuzun sizi dinliyormuş gibi görünüp aslında dinlemediğini, sürekli başka hayallere daldığını gözlemliyor olmak dikkat eksikliği belirtilerinden biri olabilir. Bir oyunu veya faaliyeti tamamlamadan diğerine geçmek ve bunu sürekli tekrarlıyor olmak da dikkat eksikliği belirtileri arasında yer alır.</p>
<h2 class="text-italic text-center text-primary blog-h2-style2 padding-bottom padding-top">DİKKAT EKSİKLİĞİ BELİRTİLERİ</h2>
<ol>
<li>Dış seslerden veya önemsiz faktörlerden etkilenip asıl meşgul olunan işten kopmak</li>
<li>Sık sık hata yapmak ve dalgınlık şeklinde gözlemlenen sakarlıklar yapmak</li>
<li>Konsantrasyon gerektiren oyun veya aktivitelerde başarısız olmak</li>
<li>Oyun ve işler arasında hızlı geçişler yapmak; biri bitmeden diğerine atlamak</li>
<li>Sohbet esnasında başka şeyler hayal edip karşıdakini adeta duymamak, anlatılanları akılda tutamamak</li>
<li>Unutkanlık</li>
<li>Görev ve sorumlulukları sürekli ertelemek</li>
<li>
<h2 class="text-italic text-center text-primary blog-h2-style2 padding-bottom padding-top">HİPERAKTİVİTE BELİRTİLERİ</h2>
<p><b>Hiperaktif Nedir:</b> Aşırı hareketlilik ve dikkatsizlik gibi öğrenmeyi etkileyecek güçte sorunlar yaşayan çocuklara hiperaktif denir.</p>
<ol>
<li>Aşırı hareketlilik, oturduğu yerde duramama.</li>
<li>Aşırı konuşma</li>
<li>Mobilyalara veya tırmanma amacı taşımayan nesnelere tırmanma</li>
<li>Bir odanın içinde dahi olsa dolaşmaya çıkma, tabiri caizse amaçsız volta atma</li>
</ol>
</li>
</ol>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.yaklasimrehabilitasyon.com/dikkat-eksikligi/">Dikkat Eksikliği Ve Hiperaktivite</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.yaklasimrehabilitasyon.com">Elazığ yaklaşım Rehabilitasyon | Elazığ Rehabilitasyon | ÖzelEğitim</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
			</item>
		<item>
		<title>Fenilketonüri</title>
		<link>https://www.yaklasimrehabilitasyon.com/fenilketonuri/</link>
		<pubDate>Mon, 17 Apr 2017 09:31:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[piro]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[HİZMETLER]]></category>
		<category><![CDATA[FENİLKETONÜRİ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://yaklasimrehabilitasyon.com/?p=2275</guid>
		<description><![CDATA[<p>Fenilketonüri Fenilketonüri nadir görülen kalıtsal metabolik hastalıklardan biridir. Anne ve babasında hastalık yapmayan bozuk genleri alan bir çocuk fenilketonüri hastalığı [&#8230;] <a class="more-link" href="https://www.yaklasimrehabilitasyon.com/fenilketonuri/">Devamini oku</a></p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.yaklasimrehabilitasyon.com/fenilketonuri/">Fenilketonüri</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.yaklasimrehabilitasyon.com">Elazığ yaklaşım Rehabilitasyon | Elazığ Rehabilitasyon | ÖzelEğitim</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<h2>Fenilketonüri</h2>
<p>Fenilketonüri nadir görülen kalıtsal metabolik hastalıklardan biridir. Anne ve babasında hastalık yapmayan bozuk genleri alan bir çocuk fenilketonüri hastalığı ile doğmaktadır. Fenilketonüri, toplumumuzda hala yeterince bilinmemekte ve tedavi edilmediği takdirde çocuğun ömür boyu özürlü kalmasına sebep olmaktadır. Yurt dışında her yeni doğan çocuğa zorunlu olarak fenilkotonüri taraması yapılmaktadır. Çünkü normal şartlarda her 4 kişiden biri bu hastalığı taşıyıcı konumdadır. Ama ülkemizde henüz bu konuda tam bilinçlenme olmamıştır.<a href="https://yaklasimrehabilitasyon.com/"><img class="alignnone wp-image-2268 size-full" src="https://yaklasimrehabilitasyon.com/wp-content/uploads/2017/04/Elazığ-rehabilitasyon-merkezi.jpg" alt="Fenilketonüri" width="800" height="494" srcset="https://www.yaklasimrehabilitasyon.com/wp-content/uploads/2017/04/Elazığ-rehabilitasyon-merkezi.jpg 800w, https://www.yaklasimrehabilitasyon.com/wp-content/uploads/2017/04/Elazığ-rehabilitasyon-merkezi-300x185.jpg 300w, https://www.yaklasimrehabilitasyon.com/wp-content/uploads/2017/04/Elazığ-rehabilitasyon-merkezi-768x474.jpg 768w" sizes="(max-width: 800px) 100vw, 800px" /></a></p>
<p>Bu hastalığın zamanımızdaki tek tedavi yolu erken teşhisle birlikte fenilalaninden kısıtlı diyettir ve bu tedavisinin aile, metabolik hastalıklarda uzmanlaşmış çocuk hekimi, diyet uzmanı ve laboratuar uzmanlarından oluşan bir ekip tarafından izlenmesi gerekmektedir. Tedaviye uymayan hastalarda zihinsel ve gelişimsel bozukluklar olabileceği için hasta sahibi ailelerin diyeti çok iyi öğrenmeleri gerekmektedir.</p>
<h1>Fenilketonüri Nedir?</h1>
<p align="justify">kalıtsal bir metabolik hastalıktır. Bu hastalıkla  doğan çocuklar proteinli gıdalarda bulunan fenilalanin isimli bir amino asiti metabolize edemezler. Sonuçta kanda ve diğer vücut sıvılarında artmış olan fenilalanin  ve onun artıkları çocuğun gelişmekte olan beyninde hasar yapar ve ileri derecede zihinsel özürlü olmasına ve sinir sistemini ilgilendiren daha birçok belirtinin ortaya çıkmasına neden olur.</p>
<h1>Fenilketonüri hastalığı kalıtımla geçer.</h1>
<p align="justify">kalıtsal bir hastalıktır. Fenilketonürili çocuğun anne ve babasında fenilalanin hidroksilaz enzimi yapımında sorumlu biri normal diğeri bozuk iki gen vardır. Anne ve babasından bozuk genleri alan bir çocuk fenilketonüri hastalığı ile doğmaktadır. Anne ve baba taşıyıcı olduğunda her çocuğun fenilketonürili olma olasılığı % 25 gibi yüksek değerlere ulaşır.</p>
<h1>Ülkemizde fenilketonüri  sıklığı</h1>
<p align="justify">Amerika ve birçok Avrupa ülkesinde her 10000 &#8211; 30000 yeni doğanda bir görülmesine karşın ülkemizde 3000 &#8211; 4500 yenidoğandan birinde görülmektedir. Türkiye fenilketonüri hastalığının en sık görüldüğü ülkelerden biridir. Her yıl ülkemizde 300 &#8211; 400 çocuk bu hastalıkla doğmaktadır.</p>
<p align="justify">Hayatın ilk birkaç ayı içerisinde fenilketonüri hastalığı olan bebekleri sağlıklı bebeklerden ayıran özellikler farkedilmeyebilir. Ancak tedavi edilemeyen fenilketonürili çocuklarda 5. &#8211; 6. aylardan sonra zekadaki gerileme belirgin hale gelir. Akranlarından farklı olarak oturma, yürüme ve konuşma gibi becerileri kazanamazlar. Beyin gelişimleri normal olmadığından başları da küçük kalır. Bazı fenilketonürili çocukların saç ve gözleri anne ve babalarınkine göre daha açık renkli olabilir.</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.yaklasimrehabilitasyon.com/fenilketonuri/">Fenilketonüri</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.yaklasimrehabilitasyon.com">Elazığ yaklaşım Rehabilitasyon | Elazığ Rehabilitasyon | ÖzelEğitim</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
			</item>
	</channel>
</rss>
